akdeniz

Kalbim Ege' de Kaldı.

Ağustos 21, 2017

Ege hakkında yazılan çizilen onca şey varken en sonunda Güney Ege ve Akdeniz'e yaptığım rüya gibi bir turdan detayları sizinle paylaşmak istiyorum.
Bu sıradan bir gezi yazısı değil tabiki de:)
Öncelikle İzmir'den başladık, Alaçatı ,Çeşme Şince derken ilk güne başladık.
Alaçatı evet tam bir turistik yer hemen sizi o meşur değirmenleri ile selamlıyor.
Ardından yürüdükçe kumru kokuları gelmeye başlıyor. Kesinlikle kumru yemelisiniz.
Ben orada İmren Restaurant da yedim. Harika bir sunumu vardı. Birde masalarda duran kendilerini ailelerini ve Alaçatıyı anlatan kitapçıkları mutlaka okumalısınız.
Aynı yerde bir de muhallebili kurabiye yedim ki unutulmayacak bir lezzet, sonra da kesinlikle damla sakızlı dondurma yemelisiniz.
Harika bir tadı olan dondurmanızı bir de el ile yapılan cornetlerde almanızı tavsiye ederim.

Ardından Çeşmeye geldik sahili ve kalesi ile bizi karşıladı. Önce kalesini gezmelisiniz sonra da ufak çarşısı ve sahilinde güzel bir cafede denizin tadını çıkarabilirsiniz. Bizim programımız yoğun olduğundan bu güzel yerler de ufak molalar verdik tabi ki yetmedi ama bu ufak molalar bile harikaydı.





 Sonrası Şirince tabi adını bir dünya duymuş olan bu yerde harika şaraplar tatmadan gidilmezdi.
Bir çok tadım yeri var tabi ki hangisini tercih ederseniz siz bilirsiniz. Biz tadım yaparken okadar içtik ki bir ara tadım olmaktan çıkmıştı. Çünkü meyveli şarapları gerçekten harika en beğendiğim ise vişneli şarap olmuştu.

Ardından güzel bir çarşısı var kesinlikle böğürtlen suyunu da denemelisiniz. Şirince halkı önce tattırmadan bir şey satmıyor:) Zaten tattıktan sonra da almadan geçemiyorsunuz. Yolları eski tarihi yollar her biri elbet giriş yoluna çıkıyor. Bir anda kayboldum hissine kapılırsanız korkmayın:)

Kuşadasına geçtikten sonra limandan kalkacak bir tekne turuna mutlaka katılmalısınız.
Kuşadası da geceleri gayet hareketlidir barlar sokağı tarafında ya da marina da gidilecek çok güzel mekanlar varken tercih yapmakta çok zorlanacaksınız:)

Tabi ki sıra Bodrum da hemen gider gitmez mavi yolculuk için bir tekneye binmelisiniz. Bodrumda gidilecek çok yer var ünlüler nerede biz de gidelim durumları varsa biz o taraflara gitmedik:) Bitez de kaldık.
Paloma Otel de kaldık tam bir Bodrum evlerini yansıtan sıcak bir oteldi yemekleri ve pastaları ile harika otesiydi. Ora da yediğim pastaları unutmayacağım:)

Tabi ki Bodrum gecelerine akmadan da olmaz sıra sıra dizili barlardan mekanlardan hangisi kafanıza yatarsa orada eğlencenin tadına varırsınız. Ben Bianca Club de harika bir eğlence yaşadım.

Ah Akyaka ahh Egenin incisi resmen Azmak çayı ve çay etrafında ki birbirinden güzel mekanları ile kesinlikle gidilmesi gereken bir yer. Ege turuna kararımı Kalp Atışı dizisinin ilk bölümünün çekildiği Akyaka oldu.

Oradan çıkacağınız tekne turu ile Sedir Adasına gidip  KLEOPATRA plajında ki o özel kumları görerek denize girmeden olmazdı.Orası ören yeri olarak olduğundan müze kartlarınızı unutmamanız gerekli.



 Tabiki o kumların özel olduğunu ve koruncuğunu da söyeleylim ya bu kumlar bir harika dostum diyerek almaya çalışırsanız başınız ciddi anlamda belaya girebilir.

Sonraki rotamız tabiki Marmaris oldu Marmaris'e girmeden ünlü Aşıklar yolunda fotoğraf çekmeden gitmeyin dedikten sonra öyle bir doğa sizi karşılıyor ki sanırım Cennete geldik diyorsunuz. Her er çam ağaçları deniz ve orman iç içe harika bir yer Marmaris. Geceleri de Bodrum kadar hareketli bir çok ünlü şarkıcının sahnesine denk gelebilirsiniz. Bizim tercihimiz Andromeda oldu. Güzel üstü açık ferah bir mekan eğlendirmeyi gerçekten başarıyor.



 Birde safari turları var ki sormayın. Üstü açık cipler ile elinizde bir su tabancası onu bunu ıslatacam çabası okadar eğlenceliydi ki her yaştan insan çocukluğunu yaşayabildiği bir eğlence oldu.
Bir anda başımdan aşşağı kova ile su boşaltan o sarışından intikamımı da alacağım:)
Kesinlikle yapmanızı tavsiye ederim yaz sıcağında harika bir eğlence oluyor.
Biz oradan sonra Datça ya da gittik eski Datça ve yeni Datça olarak ikiye ayrılsa da mesafeleri çok yakın Datça da harika bir doğaya sahip mutlaka görülmesi gerek. Eski Datça da Can Yücel Evini görmeden ve Badem Kahvesinden içmeden oradan ayrılmayın derim.

Ardından iztuzu plajı ve Ölüdeniz sahiline uğradık. İztuzu plajı su kaplumbağalarının üreme ortamı olduğu için koruma altında ziyaretlerinizde dikkat etmenizi rica ederiz. Normalde çok dalgalı olurmuş şansımıza sakin bir deniz bizi karşıladı ama kaplumbağa göremedik. Birde Kayaköy var ki eski tarihi ile sizi etkileyecek yererden biri orası da ören yeri olduğu için müze kart unutulmamalı.




Sonrası Fethiye ölüdeniz harika bir doğa ve deniz ile başbaşa kaldığınızda gökyüzünde bir sürü yamaç paraşütü yapanlar ile harika bir manzaraya doğru yüzdüğünüz bir yer burası.




 Yavaş yavaş Egeden Akdenize yolcuğumuzda başlamışken Saklıkent kanyonuna da uğramadan olmazdı. Oraya giderken deniz ayakkabısı almayı unutmayın eğer bulamadıysanız orada kiralama veya satın alma seçenekleriniz var. Kanyon da akan su okadar soğuk ki bir ara ayaklarınızı hissetmediğiniz oluyor. Fakat okadar güzel manzarası var ki yapılan yolcuğua değiyor.

Kekova da tekne turu yapmanız da tavsiye edilir harika bir denizi var ve Batık Şehir kalıntıları da ilginizi çekecektir. Çok güzel tarihi ve denizi ile geldiğinize değecek bir yerdir.


Sonraki Rotamız Antalya oldu orada Kaleiçine gidip gezmek çok güzeldi. Tabi ki isterseniz Kemeraltı sahiline de gidebilirsiniz benim tercihim Kaleiçi oldu. Bir de uzun yolu kısaltan bir asansör var onu bulmanız sizi bir çok yoldan kurtarıyor:)

Tabiki Antalaya ya gelinirde Rafting yapılmaz mı? Köprülü kanyonda harika bir rafting deneyimi yaptık. Çok eğlenceli ve çok zorlu bir parkur olmadığı için keyif alarak yapabiliyorsunuz. Ya deniz ayakkabısı ya spor ayakkabısı yanınızda olsun. Bir çok ekiple aynı anda çıkınca harika bir eğlence oluyor. Bir çok milletten insanla da karşılaşabiliyorsunuz. Tabiki bizim ekip safaride yapılan su savaşının intikamını bura da da almak isteyince Rafting artı su savaşları oldu. Yine intikam alacağım kişiler var. Su okadar soğukki yazın sıcağında bile dayanamıyorsunuz. Birde sizi sürekli suya atmaya çalışanlar var :) Aynı sarışın baya uğraştı ama yapamadı düşmedim suya:)


Aspendos Tiyatrosunun o eşsiz akustiği ve tarihini de görmeden olmazdı. Oraya da girişlerin mzüe kartı ile yapıldığını söyleyelim ve mutlaka görmeniz gereken tarihi bir yerdir
.

Antalya da sıcağı anlamaya başlıyorsunuz o Egenin serin havasını geride bırakmış oluyorsunuz. Eğer fırsatınız olur sa Düden Şelalesini de görmenizi tavsiye ederim. Tabiki ben ünlü bir tur şirketi ile gittim. harika ilgi ve iki iyi adama (rehberlerimize) sonsuz teşekkürler.
Dip Not: Okadar Ege şehri gezip bir gün batımı izleyememek içimde uhde kaldı. Bir daha ki sefere artık...





You Might Also Like

0 yorum