ayvalık

Bir Ege Rüyası Gördüm

Ağustos 23, 2016

Bir Akdeniz yaşayanı olarak Kuzey Egeyi gezmeye karar verdikten sonra yıllarca tecrübesi olan iyi bir tur şirketinin paketini satın aldım ve gezmelere başladım. Bu yazıda size Ege de neler var neler yapmalı neler yemeli her şeyi anlatacağız.

İlk önce bizi gamzeli ve aşırı bilgili tur rehberimiz karşıladı ve mavi yolculuk başladı.

İlk gün daha fazla turist çekmek için köylülerce rivayet edilen Şeytan Sofrasına gittik. İnanışa göre şeytanın ayak izinin orada olduğu anlatılıyor. Tepe de olan Şeytan Sofrasına çıktığınızda bu rivayete inanmasanız bile manzarasına aşık olacağınız bir yer. Ayvalık ve adalar manzarası ve aşırı rüzgarıyla sizi başka dünyalara götürecek bir tepeden bahsediyorum....





Yine tepede hediyelik eşya alabileceğiniz güzel dükkanlar ve oturup bir kahve yada çay molası verebileceğiniz temiz ve güzel tesisler var.

Cunda adasının iç kesimlerine gittiğinizde 1944 yılında geçirdiği depremden sonra daha da atıl duruma gelen kilise ve değirmen, 2006 yılında Rahmi Koç tarafından restore ettirilmiş ve 2007 yılında “Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı” adıyla, Muhtar Kent tarafından bağışlanan, babası Necdet Kent’in kitap koleksiyonuyla hizmete açılmış.

Cunda’nın sokaklarını, çarşılarını gezmeden, Taş Kahve’de bir kahve içmeden, meşhur sakızlı dondurmalarından yemeden gitmeyin.




Cunda sahilinden kalkan tur tekneleri ile ayvalık koylarını gezmenizi tavsiye ederiz. Martılar eşliğinde harika ama bir o kadar soğuk denize girmek size çok iyi gelecektir. Yolculuk boyunca bir çok yer arasında Kenan İmirzalıoğlu ve sinem Kobal'ın düğününün yapıldığı koya da gitmiş olacaksınız. Ama önce sakızlı dondurma yemeden olmaz.

Daha sonra Çanakkale ye Şehitliklere o tarih kokan şehre geçtik ve tarihimizin gururuyla orada yaşanmış hikayeleri kahraman askerlerimizin öykülerini rehberimizden dinledik. Çanakkale de okadar çok şehitlik ve kahramanlık öyküsü var ki bize 3 gün yetmedi. Ama bu 3 günde bile orada yaşamak o havayı solumak gurur vericiydi.




Şehitliği gezdikten sonra Çanakkale çarşısına gidip Aynalı Çarşıyı görmeden ve peynir tatlısını yemeden gelmemenizi öneiriz. Özellikle peynir tatlısı ve limonata ikilisi tadı harika bir tatlı yemenizi sağlayacaktır. Çanakkale ye gelip Bozcada'yı gezmeden dönmek olmaz. Kendine has stili ile Rum ve Türk'lerin kardeşçe iç içe yaşadığı şirin ada da bir çok film de çekildi ki en ünlüsü Bi Küçük Eylül Meselesi idi. Gidip oraları gezmek Bozcada da bulunan tarihi kaleyi gezmek ve sokaklarında kaybolmak size bambaşka dünyalar açacak. Güzel hediyelik eşyaları meyhaneleri ve tarihi evleri ile görülmesi gereken yerlerin başında geliyor.




Ada da bulunan şirin meyhane ve cafelerde egeye özgü yemekler ve adaya özgü ada mantısı yemenizi tavsiye ediyoruz. Deniz böğrülcesi , kaya koruğu, ahtapot kızartma farklı tatlar olarak tadabilirsiniz.



Türkiye’nin en iyi korunmuş kalelerinden biri olan Bozcaada Kalesi’nin ilk olarak ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor. Fenikeliler, Cenevizler ve Venedikliler tarafından kullanılan kale, bugünkü görünümünü Fatih Sultan Mehmet döneminde var olan kalıntılar üzerine tekrar inşa edilmesiyle almış. Halen ayakta olan kale bir çok ziyaretçi almakta oraya gidip de kaleyi de gezmeyi ihmal etmemenizi tevsiye ederiz.

Daha sonra Kuzey Ege gezmecesinde Assos'a doğru gidiyoruz. Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinin biraz güneyinde kalan Behramkale civarında olan bu kent Tarih boyunca Lidya, Pers, Pergamon¸ Roma egemenliği altına girmiş.


Assos yolu biraz dik ve yokuş yukarı olsa da bu zahmete değen bir yapı ve yapının bulunduğu yükseklikten harika bir manzarası var. Özellikle gün batımı manzarası meşhur olan Assos da biz buna şahit olamadık ama sizin vaktiniz varsa mutlaka görmelisiniz.

Assos yolu biraz meşakatli olsa da yol boyunca kurulu dükkanlardan yöresel veya hediyelik eşyalar almanız için bir çok fırsat bulacaksınız. Bizim tavsiyemiz Moda sayfası olarak harika Şile bezi yöresel kıyafetler olacaktır. 


Tabi bu Ege hikayesinde güzel Adatepe köyünü ve köye giderken bulunan zeytin yağının ilk zamanlarından günümüze kadar gelen hikayesini anlatan zeytin yağı fabrikasına uğramayı da ihmal etmiyoruz. Adatepe Köyün de size tavsiyem o asırlık çınar ağacı altındaki şirin kahvede kocaman bir bardak karadut şerbeti ve ya karadut suyu içmeniz olacaktır..




Egeye gelip de Truva Antik Kenti gezilmez mi? Gezilir tabi ki harika tarihi ve mitolojik hikayesi ile gezmeden olmaz. İlyada'da bahsi geçen Truva Savaşı'nın gerçekleştiği antik kent hikayesini ve filmlerini elbet duymuşsunuzdur. Bir de gidip görmeniz lazım bu kültür mirasımızı da gezmeden dönmemenizi tavsiye ederim.





Ege dedin mi akıla İzmir gelir tabi ki orayı da gezmeden gelmek olmaz. Kordon ,saat kulesi , Kemeraltı Çarşısı görülecek en önemli yerlerinden bir kaçıdır. İzmir de kumru ve sonrasında bardacık(incir) yemeden gelmeyiniz deriz. Tabi sabah erken bir vakitte denk gelirseniz boyoz yemekte şarttır. İzmir tam bir hikayedir anlat anlat bitmez.




Kuzey Ege gezimizin sonunda kültür turlarında öğrendiğiniz o bilgilerle bakış açınız daha da değişecektir. Biraz araştırmayı ve okumayı seviyorsanız gitmeden önce hafif bir Mitoloji okuması yapmanızı tavsiye ederiz. Son olarak Çanakkale de harika gün batımını izlerken kendinizi bulursanız işte yer yüzündeki cennet diyeceksiniz ve bir sonraki gün batımı için saatleri sayacaksınız.
Gezdiğim ve gördüğüm yediğim şeylerden size biraz bahsettim Ege turu öncesi bu yazımızı okursanız bir Ege rüyası gördüm derken neyden bahsettiğimizi anlayacaksınız.


You Might Also Like

0 yorum